“Kent Uzlaşısı” ittifakı kapsamında DEM Parti’den Tuzla Belediye Meclis Üyesi seçildikten bir süre sonra gözaltına alınarak tutuklanan ve geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Hasan Özdemir, Anadolu Yakası’nda görev yapan gazetecilerle Tuzla’da düzenlenen kahvaltılı toplantıda buluştu. Toplantıda güncel gelişmeleri değerlendiren Özdemir, özellikle çözüm sürecine ilişkin görüşlerini paylaştı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdemir, sürecin yalnızca bir kesimi değil tüm ülkeyi ilgilendirdiğini belirterek, “Biz bin yıldır bir arada yaşıyoruz. Bin yıllık geleceğimizi daha da büyütmeliyiz. Birbirimizden güç alamazsak birilerinin gözü Türkiye’nin üzerinde olur. Bu sadece Kürt meselesi değil, ülke meselesidir” dedi. Özdemir, sürecin başarıya ulaşacağına inandığını ifade ederek, “Bu ülkede süreci toplumun yüzde 95’i destekliyor. Bir iki parti hariç. Onların da kendilerine göre sebepleri vardır. Başarılacağına inanıyorum, başka çaremiz yok. Bir yıl sonra ekonomik ve refah anlamında çok daha iyi bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.
CHP’nin sürece yaklaşımına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sürece dahil olmasının önemli olduğunu vurguladı. Özdemir, “Cumhuriyet Halk Partisi 100 yıllık, Atatürk’ün kurduğu bir parti. Çözümün içinde olması bizim için önemlidir. Önceki çözüm sürecinde CHP’nin talebi ‘Bu işi Meclis’e getirin, biz de katkı sunalım’ olmuştu. Şimdi Meclis’e gelmiş durumda, katkı sunmak zorundalar. Barışın siyaseti olmaz, bu iş siyaset üstüdür. Gerekirse beş sene yatayım, yeter ki barış gelsin” ifadelerini kullandı.
Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl’ün kendisini cezaevinde ziyaret edip etmediği ve tahliye sonrası belediyede görev alıp almayacağına ilişkin soruya da açıklık getiren Özdemir, Başkan Bingöl’ün cezaevinde kendisini ziyaret ettiğini belirterek teşekkür etti. Görev konusu hakkında ise, “Görev talep edilmez, görev verilir. Görev verilirse biz de görevimizi yaparız” dedi.
Hasan Özdemir’in açıklamaları, çözüm süreci ve siyaset gündemine dair yaptığı vurgular nedeniyle dikkat çekti.




